SÖKE SİNEK AVLIYOR…

Söke çayı pislik sever…


SÖKE SİNEK AVLIYOR…

SÖKE SİNEK AVLIYOR…
Şehrin merkezinin, tam göbeğinden geçer Söke çayı…
Söke çayı pislik sever…
Söke çayı lağım sularını sever…
Söke çayı çürüyen hayvansal ve evsel atıklar sever…
Söke çayı fosseptik sever…
Söke çayı hayvan gübresi sever…
Diyeceksiniz ki, Söke çayını seven yok mu?
Olmaz mı?
Karasinekler Söke çayına sevdalı, hele hele sivrisinekler Söke çayına kara sevdalıdır.
Bu yakıcı, bu kavurucu şehrin göbeğinde tüm bu pislikleri barındıran Söke çayından kimse rahatsızlık duymaz.
Kimse bu çayın pisliğini temizleme zahmetinde bulunmaz. 
Sivrisinekler primer hastalık taşıyıcıları olan iki kanatlı, kan emici sineklerdir. Yumurta üretmek için gerekli proteini almak için kanla beslenirler,
Peki bunlar ne tür hastalıklar taşıyor. Batı Nil Humması, Chikungunya, Deng Humması, Zikavirüs ve sıtmadır.
Bu sıcaklarda Söke çayı bünyesinde barındıran lağım sularının kokuları, fosseptik kokularını vatandaşlar o kadar kanıksamıştır ki, insanlara parfüm kokusu gibi gelir.
Söke çayı temizlenmediği için; dişi sivrisinekler yumurtalarını su yüzeyine nemli alanlara bırakırlar. Larvalar su içerisinde beslenerek büyürler ve gelişirler.
Eeeee bunlara karşı bizim yetkililerimizde boş durmazlar yani….
Ekip tüm hazırlıkları yapmıştır.
Darrr Darrr sesiyle bir mahalleden diğer mahalleye duyulan ilaçlama motoru pikap üzerine monte edilmiştir. Sivrisineklere karşı tankın içi ölümcül ilaçla doludur.
Akşamüzeri olunca tam teyakkuza geçilerek sivrisinekle savaş başlar…
Sivrisinekler acımadı ki, acımadı ki diye savaşı geciktirirken, bizim yetkililere sorarız.
Nasıl gidiyor? İşler nasıl?
Sinek avlıyoruz….